Artroz hakkında kısa özet

Artroz eklemlerde  en sık görülen aşınma hastalığıdır: Aşınma eklem kıkırdağının git gide parçalanmasına yol açmaktadır. Bunun yanı sıra eklem kapsülleri etrafındaki kaslar da zedelenebilmektedir. Zamanla kıkırdak dokusu körelmekte ve eklem, artık hareket etme gücünü kaybetmektedir.

Artrozun nedenleri ve semptomları


Ne­den­le­ri

Artroza yol açan nedenler henüz açıklığa kavuşmuş değildir. Artrozun yaşa bağlı olduğu kanıtlanmıştır. Yaş bir risk faktörü oluşturmaktadır, çünkü yıllar içinde eklem kıkırdağının elastikliği ve yük kaldırma kapasitesi zayıflamaktadır. Fakat gençlerde de artroza rastlanmaktadır. Günümüzde Artrozun, çok çeşitli faktörlerin bir araya gelmesiyle oluştuğu tahmin edilmektedir:

  • Yaralanmalar ve kazalar

    Artrozun üçte biri bu nedenle oluşmaktadır. Eklem kıkırdağında dejenerasiyonun başlaması için ufak yaralanmalar yeterli olmaktadır: Kiriş ve liflerde en ufak yırtıklar dahi kıkırdakları etkileyebilmektedir.

  • Uzun süreli fazla yüklenme

    Gün, ay ve yıllar içinde yapılan bazı tekrarlayan hareketler ekleme fazla yükbinmesine yol açmaktadır: Mesleğe bağlı artroz, nadir görülen bir hastalık değildir. Fazla kilolar da eklemlere zarar verebilmekte ve eklemlere fazla yükbinmesine yol açmaktadır.

  • Genetik faktör

    Artrozun nedenleri arasında genetik faktörler de yer alabilmektedir: Araştırmalar sonucu eklemlerin aşınmasında önemli rol oynayan bir faktörün de genetik yatkınlık olduğu kanıtlanmıştır.

  • Yanlış duruş

    Bazı insanların eklemlerinin duruş şekli doğuştan yanlış olabilmektedir. Bu faktör eklemlerin aşınmasını hızlandırabilir.


Detaylar

Erken evre

Her Artrozin başlangıç noktası kıkırdak örtüsündeki hatadır ,, kıkırdak hasarı’’ olarakda adlandırılır. İlk başlarda sadece ufak bir bölgeyle sınırlıdır ama tehlikelidir: En ufak kıkırdak hasarları dahi eklemlerde değişikliğe yol açmaktadır. Bazı bölgelerde fazla yük olduğu için hasta olan kıkırdak bölgelerin altındaki kemiklerde hasar oluşmaktadır. Röntgen filminde yoğunlaşma ve sertleşme görülebilir, bu durum artrezin başlangıcına işaret eder. Zamanla diğer kıkırdak parçaları kopmakta ve eklem sıvısına karışmaktadır. Bu durum eklemin iç derisine zarar vermekte ve artrozin ilerlemesini hızlandırmaktadır.


Ara evre

Çoğu hastanın hastalığı ara evrede bulunmaktadır. Bu durumun ne kadar süreceği kişiden kişiye değişmekte olup hastanın ekleme ne kadar yüklenip yüklenmediğiyle ilgilidir. Kıkırdağın yavaş yavaş geri çekilmesiyle birlikte altındaki kemiğe uygulanan basınç yükselmektedir. Kemiğin basıncını dengelemek için tek çözümü uygulanan basıncı daha eşit dağıtmaktan geçer: Eklem bölgesi büyümekte ve kemik büyümeleri Osteofitlere yol açmaktadır. Bu büyümeler elle hissedilebilir ve eklemin dışından belli olmaktadır. Bu değişiklikler eklemi git gide hareketsiz hale getirmekte ve kıkırdak hasarını yayımaktadır.


Son evre

Zamanla kıkırdak tabakası aşınmaktadır. Altındaki kemikler açıkda kalmakta ve etrafındaki kemiklere karşı koruma oluşturmaktadır. Röntgen filminde kemiklerin birbirine değdiği açıkca görülmektedir. Eklem kemiklerindede değişme meydana gelmiştir. Daha sık ve sert hale geldikleri için röntgen filminde daha iyi görülebilmektedir. Eklem aralığı tamamen yok olduğu zaman söz konusu eklem sertleşmektedir. Bu evrede tedavi yöntemi olarak sadece ameliyat veya yapay bir eklem uygulanabilir.


Korumak zarar vermektedir

Hareket ettiğimiz zaman eklemlerimizde ağrı hissedilmektedirsak, ağrılarımızı hafifletmek için doğal olarak eklemi korumaya geçeriz. Fakat eklemi korumak isterken ona daha büyük bir zarar veririz. Belirli hareketlerden uzak durulduğu zaman kaslarda gerilmeye yol açılmaktayız. Fazla yüklenilen kas belli bir süre sonra kısalmaktadır. Buda bulunduğu eklemi tek taraflı çekmekte ve o ekleme yük binmiş olmaktadır.


Eklem dostu hareket etmek ve zayıflamak

Alman tıbbi spor ve koruma derneği (DGSP) artroze karşı eklem koruyucu spor dallarını önerilmektedir: jimnastik, bisiklet sürmek, walking, kulaç atarak yüzmek ve su jogingi yapmak. Sürekli hareket halinde olmanın yanı sıra fazla kilolardan kurtulmak gerekir- her fazla kilo eklemlere zarar vermektedir.


Önlemler

  • İlaçlı tedavi

    Eklem kıkırdağı çok fazla zedelenmemiş ise ilaçlar devreye girmektedir. Bu sayede ağrılar dindirilip, iltihaplar bastırılıp hareket yeteneği güçlendirilmektedir. Eklem ağrılarında en çok önerilen ilaçlar non-steroidal antirümatizmal ilaçlar kısaca NSAR lardır. ,,Non-steroidal’’ kortizon içermedikleri anlamına gelir. Yine de NSAR ilaçları yan etkileri sebebiyle kısa süreli ve mümkün olduğunca az dozda kullanılmalıdır. Diğer kullanılan ilaçlar selektif Cox-2 engelleyen maddelerdir. Bu ilaçlar ağrıya ve iltihabı iyileştirmeye yönelik kullanılmaktadır ve NSAR ilaçları kadar yan etkileri bulunmamaktadır. Belirtilen maddeler iyileştirmeye yeterli gelmediği takdirde kortizon ilaçları devreye girmektedir. Genellikle enjeksiyon yapılarak uygulanmaktadır: glukokortikoid, vücudun kendi kortikoidiyle akraba olan bir maddedir, hasta ekleme direk enjekte edilmektedir. Bu yöntemin avantajı direk gerekli olduğu yerde etki etmesidir. Hap şeklinde olan kortizon ilacı gibi bütün organizmaya yüklenmemektedir.

  • Fizyolojik tedavi

    Fizik tedaviye uygun hareketler eklemlerin hareketliliğini düzenlemekte ve ağrıların hafiflemesini sağlamaktadır.

  • Eklem sıvısını tazmin etmek

    Bu tedavi yöntemi diz artrozinde sıkca kullanılmaktadır ve iyi sonuçlar vermektedir. Bu eklem sıvısı, hiyalüronik asid olarakda bilinmektedir. Eklem aralığına direk olarak enjekte edilmektedir.

  • Operatif önlem

    Bazı ameliyatlar ayakta tedavi yöntemiyle uygulanabilmekte örneğin Artrozkopi. Bu ufak müdahale ile eklem temizlenip durulanabilmekte ve kıkırdak düzeltilebilmektedir. Bir diğer uygulama ise Abrasiyon yöntemidir, burada eklem kıkırdağının en üst yüzeyi mekanik olarak kazınmaktadır. Bu sayede vücudun yeni kıkırdak maddesi oluşturması beklenmektedir. Ultima Ration ise eklem protezidir- son çare olarak tüm tedavi yöntemleri işe yaramadığı takdirde ve bir iyileşme sağlanamadığı zaman en son uygulanacak yöntemdir.